Mart 07 2010 | Hayattan | 3 Yorum
Evet Okan’ın aşağıda paylaştığım yazısına böyle bi başlık yakışır ancak :)) Değerlendirmelerimi yazının altına yapacağımı belirtip derhal yazıyla başbaşa bırakayım sizleri..
Yahu bu site hala kapanmadi mi? Kardesim sitede irticai faaliyetler seziyorum “for those sky people” derken laiklik karsiti bir aciklama olmus gibi. Ayrica Burak Ilem, demek ki darbe ve ergenekon ile baglantini hala bulamadi bu telekonikasyon kurumu da acik bu site. (sanirim bu yazida ergenekon, darbe ve irtica kelimeleri gectigi icin coktan inceleme baslamistir allahtan yurtdisindayim. Burakcim temiz camasir ve sevdigin aromali purolardan yollarim sen icerdeyken hehe) Hazir acikken iki satir da ekstradan ciziktirem.
Bugunlerde cok degisik bir his kapladi icimi tatmin olma konusunda. (hemen kotu niyetli arkadaslarimin aklinin nereye kaydigini bilerekten aciklamaya geciyorum.) Tamam Universite okuduk, 4 yil boyunca en agir!! sinavlarin odevlerin altindan kalktik. Ama gercekten basarilimiyiz? Ilk sorular, neye gore? kime gore basarili? Ben Bill Gates den zenginim tatmin oldum! diyebilecek birini tanimiyorum malesef tabiki ama en azindan kendi capinda kendi alaninda basarili, hayatindan tatmin olmus kisilerden biri olmak istemezmisiniz? Geohot, herif 20 yasinda iphone, Ps3 alayini hackledi cnn e baglanip aciklama yapiyor ’sadece 5 haftasini almis ps3 u kirmak’. Kimine gore de tatmin olmak arkadasina cok guzel bir dogum gunu partisi hazirlayip onlarin keyif aldigini gormektir. Evet demek istedigim her neyden tatmin olursaniz olun ona dort elle sarilin bidi bidi :) yok kardesim birsey demek istemiyorum. Sonraki hayatimda Bachelor icin Stanford a gitmeye karar verdim.
Ocak 02 2010 | Hayattan | 5 Yorum
Meğersem tüm dünya sitede değişikliğe gitmemi bekliyormuş. İlk tepkiler olumlu. Okanın göndermiş olduğu maili ve ekinde yazmış olduğu yazıyı aktarıyorum :) Gerekli kritikleri yorumlar üzerinde yaparız diye umuyorum. Yarın da Barrack Obama’nın göndermiş olduğu tebrik mesajını yayınlarım.
kimden: Jason Okan Acar
kime: Burak
tarih: 31 Aralık 2009 22:57
konu: ilk yazi
Bak sabah 6da eve geldim sizin de yeni yila girmenize bir saat kaldi buyuk ihtimalle degirmende alabalikta oynuyosunuz. 11 tane drink ictim kafam hafif guzel ama usenmedim sana yazi yazdim.
FOR THOSE, SKYPEOPLE…
Forzaken dan sayfasini paylasmasini beklemezdim ama bir yillik sikici bir websitesinden sonra biraz degisiklik yapma istegini gorunce sevinmedim degil. Tabiki bu kararini hemen kendi yararima kullanmak istedim :D. Sagolsun konuk yazarlar almayi ve sayfasini onlarin yazilariyla cesitlendirmeyi kabul etti. Sinema, Spor, Squash her farkli farkli konularda fikirlerimi paylasmaya calisicam (tabi sayin editor Forzaken yazilari sansurlemezse).
Sinema tarihini cok iyi bilmem ama bildigim ve izledigim filmler arasinda simdiye kadar hep ayni mantik uzerine kuruldu. Aliens olarak gelen uzaylilar ya iyi bir bireyini bize birakir (E.T, Alf….) yada onlarla topyekun savas halinde(Independence day, aliens….) olurduk. Tabiki sonunda insanoglu hep kazanirdi. Ama bu konsepti ilk farkli bir yaklasim olarak izledigim, District 9 filmi kirdi. (Spoiler icerir) Simdiye kadar izledigimin aksine ilk kez uzaylilar caresiz bir halde kalmislardi ve multeci kamplari kurulmustu. Nerdeydi o gelismis teknoloji nerdeydi o super gelismis uzayli hayalleri? Tam District 9’i “think out of box” ilkesini basariyla uygulamis diyerek kendi icimde takdirle karsilarken, yillardir sessizce yaptiklarini biriktiren James Cameron patlamayi yapti. Ilk kez uzaylilar bizdik!! Ustelik en dogal en yikici haliyle insanoglu baska bir gezegene ulasti. Burasi farkli bir Dunyaydi fakat o herseyi dusunmustu sineklerin kanat cirpisindan oradaki yerel halkin diline kadar herseyi dusunmustu. Cok basarili bir sinemada izlenmesi gereken sinema filmi. Kesinlikle 3D sinema da bu filmi izlemenizi bizlerin ne kadar yikici bir varlik oldugumuzu disaridan bir goz ile gormenizi oneririm.
Aralık 31 2009 | Hayattan | 3 Yorum
Şimdiye kadar siteyi pek fazla güncelleyemedim, elimde var olan malzemeleri paylaştım. Ki onlar da eski liseden kalma yazılarımdı. Güzeldiler ama eskide kaldılar, belki de birer çıktı alıp kağıtlarının sararmalarını beklemeliyim. Elimle yazsam daha bir nostaljik olur aslında ama hem vaktim yok hem de yazım okunmayacak kadar çirkin.
Evet, ne diyordum? Kısaca siteyle ilgilenemememin sebebi kafamdaki formatın böyle sıradan bir blog tarzında olmamasından kaynaklanıyor.
Şimdi diyorum ki fotoblog olayına mı girsem?
Paylaşmaya değer görseller eklesem ve hatta altlarına birer cümlelik yorumlar yazsam. Evet, bu benim işim diyebilirim. Hem ne zamandır eski fotoğraf tutkumu kaybettiğimden yakınıyordum, tencereyi sıcak tutmuş olurum. Düzenli olarak güncelleyebilirim, iphonedan bile kolaylıkla kayıt gönderebileceğim bir sistem kurayım ki sonra bahanem kalmasın.
Ya da….
Hayır bunu şimdi söylemeyeyim :)
