İçime Girenler
Ocak 22 2009 | GEÇMİŞTEN | 3 Yorum
İçime girmişti karlı bir kış günü. Kaybolup kırlangıç sürüsüne dalan yavru bir leylek nasıl ilginçse o da o kadar dikkat çekiciydi insanlar içinde. Beyazı ne kadar saf ise yeşili de o kadar ferahtı. Morun şehveti ve kırmızının heyecanı da kıpırdanıyordu içimde. Saatler, günler, haftalar geçti; hep içimde kaldı. Bana ait olmayan bir kelebek yutmuştum, çıkaramadım. Sil baştan deyip unutabilmek çok saçmaydı, silmek bir yanılsamaydı.
Yatarken de düşünüyordum, içimden çıkıp gelsin bana bir öpücük versin diye… Boğazımın dikenli tellerinden geçebilir miydi? Ağırdı sözlerim..
Zavallım kendini savunmak için bana ayna tutardı, ama kendimi göremedim hiç.
Peki seviyorsam ve istiyorsam ne diye hırpalıyordum güzelim kadifeyi? Pulları döküldü diye görmek bile istememiştim bazen… (Sevemedim ki!)
Onun gibi sevebilseydim içimde değil yanımda olurdu. Doğru ya, seviyordu beni; bana katlanmayı göze almıştı bir kere. Belki de sadece inatçılığından dayanıyordu bana…
Galiba tek istediğim sınırlarını görebilmekti küçük balığın. İlgilenmedim, yemsiz bırakip terkettim… Kahretsin yine de içimdeydi ve olan yine ikimize oluyordu.
Henüz olgunlaşmış bir tohumun doğasına beceriksizce açılmasını temsil ettiğini sanıyorken cahilliğini ve beceriksizliğini görebilmek bana garip bir keyif veriyordu.
Avuçlayıp var gücümle sıktığımda tırnaklarıma dolan nemli toprağın taze kokusu vardı ıslak saçlarında. O an konuşurken farkında değildi ama saçları yeşerip bulutlara sarılmıştı. Ağzından çıkan her kelime bir tohum olup filiz veriyor, sarmaşıkları mavi sonsuzluktaki en büyük buluta kalp şeklini verebilmek için ustaca çevreleyip bulutu sıkıyordu.
Aslında bulut yoktu, kalp şeklini almadı hiç. Topraktan filiz veren sarmaşıklar da saçının hemen arkasındaki dekordu aslında…
Ve… Ve, bir gün bir yalan söyledim: her şey bitti. Evet içimde değildi artık. İçim rahatlamıştı, hayal kırıklığı olmayacaktı bir daha. Onu üzmeyecektim en önemlisi…
Güzeldi, ama bitti…
16 Eyl 2006 tarihinde yazmışım bu yazıyı. Hayır o an için bitmemiş meğersem, bu döngü bir süre daha devam etti. Ve bir gün, yine yalan söyledim. Aynı yalanı.. Gitsin istiyordum, gitti. Seni seviyorum dedim, gitti..





